Haftanın Girişimcisi: Snapchat’in Kurucusu Evan Spiegel

Bu yazımızda, popüler uygulama Snapchat'in kurucusu Evan Spiegel'in nasıl dünyanın en genç milyarderlerinden biri olduğunu anlatıyoruz.

snapchat kurucusu genç milyarder
Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Bu haftanın girişimcisi, 30 yaşından önce kendi başına milyarder olabilmiş üç kişiden biri olan Evan Spiegel. Hepimiz onu Snapchat’in kurucusu ve Miranda Kerr’in kocası olarak tanıyoruz. Şimdi hayatına biraz daha yakından bakma vakti! Yazımızda, 1990 doğumlu genç girişimcinin kariyer basamaklarını nasıl tırmandığına birlikte bakalım.

1990-Evan Thomas’ın Harikalar Diyarı 

Evan Thomas’ın hikayesi 4 Haziran 1990’da başlıyor. Dünyaya gözlerini açtığı yer, büyük imkanlar coğrafyası Amerika Birleşik Devletleri idi. Annesi Melissa Ann Thomas ve babası John W. Spiegel, alanlarında tanınan avukat bir çiftti. Evan liseye giderken boşansalar da çocuklarına çift taraflı rahat bir yaşam sundular. Dolayısıyla iki kız kardeşiyle birlikte doğuştan varlıklı ve pek çok açıdan avantajlı bir konumdaydı. Çocukluğunu Kaliforniya/Pasific Palisades’de geçirdi. Santa Monica ve Malibu arasında kalan bu bölge, genellikle varlıklı aile popülasyonu ile tanınır.  

Sahip olduğu imkanlar dolayısıyla geniş eğitim imkanları bulan Evan, bu tarz yetişen çoğu çocuk gibi parasının satın alabileceği neredeyse her şeye sahip oldu. John Spiegel, oğluna hayatında ne kadar şanslı olduğunu göstermek için Evan’ı her yıl fakir ve evsizlerin Noel yemeği dağıtımına götürdü. Sık sık alışveriş yaptı, kişisel bir şefi dahi vardı. Evan, daha sonra hayatının bu ilk yıllarını “balondaki hayat” olarak adlandıracak. İlkbahar ve yaz tatilleri kendi klasikleri arasındaydı. Bu vakitlerini sırasıyla Maui ve La Jolla’da geçirirdi. Tam da bu rahat yaşamı sebebiyle büyük hırsları yoktu ta ki lisede tasarıma aşık olana kadar. Santa Monica’da güzel sanatlar okuluna giden Evan, aynı zamanda Otis Sanat ve Tasarım Koleji’ne kaydoldu ve burada tasarım dersleri aldı. Ve işte bir girişimci daha geleceğini adayacağı tutkusunu bulmuş oldu. Otis’ten sonra Pasadena’daki bir sanat merkezinde de dersler almaya başladı ve buradaki pazarlama-tasarım projeleri kapsamında Red Bull’da ücretsiz bir staj süreci geçirme imkanı buldu. 

Stanford’da Kesişen Yollar

Liseden mezun olduktan sonra tasarım derslerini sürmedi gerektiğini bildiği için Stanford Üniversitesi’nde Ürün Tasarımı eğitimi aldı. Stanford’a kaydolmadan önce, biyomedikal bir şirkette ücretli stajyer olarak çalıştı. Daha sonra ise Güney Afrika’da kariyer koçu olarak çalıştı. 

Stanford’da, başarısızlıkla sonuçlanacak iki projede birlikte çalıştığı Bobby Murphy ile yakın arkadaş oldu. İlk projeleri, Google Circles’tan esinlendikleri çevrim içi bir sosyal ağ idi. Diğeri ise öğrencilerin üniversite çalışmalarını yönetmelerine yardımcı olacak bir web site olan futurefreshman.com projesiydi. Evan ve Bobby’ye daha sonra Snapchat’e dönüştürecekleri son projelerinde bir başka Stanford öğrencisi Reggie Brown da katıldı. Bu üçlü birlikte kendi geleceklerini kuracaklar. 

Reggie, birgün arkadaşlarına yepyeni bir fikirle geldi. Yüklenen fotoğrafların belirli bir süre sonra kendiliğinden silindiği bir uygulamaya üzerine düşünüyordu. Evan, bunu derslerden birini geçmek için kullanabilecekleri bir projeye dönüştürdü. Üçlü, önce “Picaboo” adlı bir konsepti geliştirme fikri üzerine kafa yordu. “Picaboo”, Evan’ın sınıf arkadaşları tarafından pek memnuniyetle karşılanmadı. Onların projenin temeline koydukları, “paylaşımın bir süre sonra otomatik silinmesi” fikri garip gelmiş olsa gerek. Aynı dönemde Reggie ve Evan tartışması yaşandı ve ikili bir süre görüşmedi. Reggie de kendi fikrine yeteri kadar inanmamaya başlamıştı. Oysa söylenenlere göre gülümseyen hayalet logosu dahi onun fikriydi. Bu arada Evan ve ortağı Bobby Murphy, 2011’de geleceğin Snapchat’i olan “Picaboo”yu başlattı. Projenin geliştirilmesine Haziran 2011’de başlandı. Ağustos ayında Spiegel ve Murphy, Brown’ı projeden attı. Bunun için hukuk firması Cooley’i ile çalıştılar.. 2012’de Brown dava açarak işin üçte birini talep etti. Daha sonra kurucu ortaklar Picaboo’nun adını Snapchat olarak değiştirdi. 

Picaboo Oldu Snapchat

Sınıf arkadaşlarının ilk tepkilerine karşılık Snapchat kısa sürede istikrarlı bir yükseliş ivmesi kazandı. Hatta mezuniyet derecesine çok yaklaşan Evan, derslerle ilgilenmekle Snapchat arasında kalınca geleceğini bu yeni girişimlerine emanet etmeyi tercih etti. Uygulamayı, istediği gibi geliştirebilen iki genç, onu bir multimedya uygulaması haline getirdi. Hem görüntülü hem de yazılı olarak iletişim kurulabiliyordu. Bu tercih neticesinde hiçbir zaman Stanford’dan mezun olamadı. Mezun  olmak için hala birkaç kredisi eksik olmasına rağmen okul yönetimi, dönem ödevini bitireceği varsayımı ile onun da törende yürümesine izin verdi. 22 yaşındaki Evan, ailesinin de katılacağı bu törende olmak için çok uğraştı. Daha sonra bu tutumundan pişman olduğunu dile getirdi. 22 yaşındayken o anı kaçırmanın utanç verici olduğunu düşünüyordu ama şimdilerde “mezun-muş” gibi davranmamış olmayı diliyor. 

Facebook, 2013’te Snapchat’i satın almak için 3 milyar dolarlık bir teklifle iki ortağın kapısını çalsa da bu teklifi geri çevirdiler. Bu tekliften sonra Snapchat, yükselişini uzun süre sürdürdüğü için internet girişimcisinin pişmanlık duyması için hiçbir sebep yok. 

Hayatı ve kariyeri boyunca nispeten daha az hasar ve engelle karşılaşan Evan Spiegel’ın üniversitedeki küfürlü ve cinsiyetçi şakaları 2014 yılında ifşa edildi. Ünlü CEO, aynı yıl resmi bir özür yayınladı ve yazışmalar basına çıkınca bu konudaki görüşlerinin değiştiğini söyledi.

Nisan 2017’de bu kez Snapchat ile ilgili bir sansasyon ile gündeme geldi. Eski bir Snapchat çalışanı, CEO Evan Spiegel’in bir keresinde, “Snapchat sadece zengin insanlar için. Hindistan ve İspanya gibi fakir ülkelere yayılmak istemiyorum.” dediğini iddia etti. Bu açıklama sonrasında Hindistan’daki kullanıcılar, uygulamaya 1 yıldız verdikten sonra boykot etmeye başladılar. 

Speigel Nasıl Bir Patron?

Bu başlığa doğrudan gizliliğe son derece takıntılı olduğunu söyleyerek başlayabiliriz. Öyle ki çalışanlar bile yeni özelliklerle ilgili sadece en temel bilgiye sahip olabilirler. Yürürken toplantı yapmayı sever, çünkü dinlenme olasılıkları daha düşük olur. 

Geçtiğimiz yıllarda Recode’un bir konferansında, yöneticiliğinin harika olmadığını söyledi: “Harika bir lider olmaya çalışıyorum. Ve benim için bu, nasıl harika bir CEO olunacağı değil, nasıl harika bir Evan olunacağıyla ilgili bir süreçten geçiyor.”

Snapchat’in özellikle üst düzey mevkilerine sürekli yeni ilan açılır. Çoğu üst düzey yönetici, birkaç yıl içinde kimisi 1 yılı tamamlamadan şirketten ayrılıyor. Son kararları her zaman Evan verir. Yaratıcılığa büyük önem verdiği için tutan bir fikrin iki ayrı projede kullanılması en karşı olduğu tavırdır. Onun amacı, sürekli farklı olanı bulmak. Bu da çalışanları oldukça zorluyor. 

Kontrol takıntısı, şirket kültürünün demokrasiden hayli uzak olmasına yol açıyor. Bu  da birçoklarına Apple’ın efsane CEO’su Steve Jobs’ı hatırlatıyor. Aslına bakılırsa Jobs’ın Evan’ın ilham kaynaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü ofisinde onun bir tablosu asılı. 

Evan Nasıl Biri?

Evan, biyografisi ile ilgili sorularda klasik cevaplardan kaçınıyor. Diğer girişimcilerin aksine dünyanın adaletsiz bir  yer olduğunu ve kendisinin şanslı tarafta doğduğunu söylüyor. Snapchat ve kariyerinin devamı kendi başarısı olsa da pamuklara sarılı çocukluğunun ve ailesinin kendisine sağladığı eğitim imkanını sürekli vurguluyor. Onlar olmasaydı bu şekilde gelişemeyeceğini kabul ediyor. Stanford Üniversitesi’ndeki bir iş konferansında yaptığı konuşmada, başarısının cinsiyet ve ırk eşitsizliğini tanıyan “genç, beyaz, eğitimli bir adam” olması gerçeğiyle bağlantılı olduğunu doğrudan söyler. 

Spiegel, 2014 yılında New York’taki Louis Vuitton Gala Yemeği’nde tanıştığı Avustralyalı ünlü model Miranda Kerr ile 2017’de evlendi. Çiftin Hart ve Myles isimli iki oğlu var. Diğer birçok girişimci gibi o da uzak, inatçı, az konuşan ve kontrolcü olarak tarif ediliyor. Onu benzeri internet girişimcilerinden ayıran yönü ise güvenliğe verdiği üst düzey önem. Genellikle silahlı korumalar tarafından korunur.  

Genç milyarderin hobilerine bakacak olursak kitap okumayı ve çiçeklerle uğraşmayı sevdiğini söyleyebiliriz. Elbette helikopterle uçmak (lisanslı bir helikopter pilotu), araba koleksiyonu gibi daha pahalı hobileri de var. Öyle ki garajı, ebeveynlerinin kendisine verdiği Cadillac Esclade’yi de içeren otomobil koleksiyonu ile dolu. 

Onun diğer insanları verdiği en büyük tavsiye, bugünde yaşamaları. Ne geçmiş ne de yarın önemli olan bugünü en verimli şekilde geçirebilmek. Kendisi böyle yapıyor ve çevresine de aynısını öneriyor. Farklı görünmekten kaçınmak konusundaki evrensel tutumun da son derece yanlış olduğunu düşünen Evan, bizi insan yapan şeyin ruhumuzun fısıltılarını dinlediğimiz anlar olduğunu söyler. Artık kendisi de uyumlu olmak için ayrıca çaba göstermiyor. Çünkü geldiği konum itibarıyla Spiegel’in liderliğini takip eden ve onun kurallarına göre oynayanlar karşı taraf. Snapchat de bu sayede kazanmıştı aslında. Dönemin popüler uygulamalarından farklıydı. Özel mesajlar okunduktan sonra kendi kendini imha ediyordu, videolar yatay değil dikey çekiliyordu. Sonrasında hepinizin bildiği gibi diğer şirketler Evan’ın uygulamasını kendi platformlarına entegre ederek dikey videolara geçiş yaptılar. Instagram’ın bugün en popüler özelliklerinden olan Hikaye kısmı doğrudan Snapchat’in bir klonudur. 

Evan, kendi ilgi alanları dolayısıyla kod yazımında Mark Zuckerberg kadar iyi değil. Çok az kod biliyor. Onun etkisi, vizyonu ve tasarımları kaynaklıdır. Alışılmışın dışında olan fikirlerini bugün dahi isimsiz olarak Google ve Facebook’a sunsa muhtemelen reddedilir.  

Son olarak Evan’ın harikalar diyarı olarak başlattığımız yazımızı bunu tamamlayacak şekilde sonlandıralım. Kendisi, “Fransa’yı sevdiği” için 2019 yılında Fransız vatandaşlığı aldı. Bunun için ülkenin ikamet şartını karşılamasına dahi gerek kalmadı. 

E YANİ?
Bu haftanın girişimcisi, Snapchat’in kurucusu Evan Spiegel oldu. Onun, dünyanın geri kalanından çok daha rahat ve imkanlar dolu bir ilk gençlik yaşadığını kendisi de kabul ediyor. Bugün ulaştığı konumdan sonra paralel bir dünyadaki başarısız olma ihtimalini konuşmak zamandan çalmak olur. O, imkanları olan bir çocuktu ve kapısını çalan şansı her seferinde iyi değerlendirdi. Onun hikayesinde önemli olan noktalardan biri de bu, gelen şansı fark edip onu değerlendirmek. Üniversite yıllarından beri geleceğe dönük, sürdürülebilir projeler üzerine düşünmesi de ayrıca bu ayrıcalıklarla karşılaşmasının önünü açtı. Her zaman yenilikten ve yaratıcılıktan yana oldu. Durumu iyi yöneterek bugünkü konumuna ulaştı. Siz de en iyi yaptığınız iş üzerine sürekli düşünür ve projeler üretirseniz gözlerinizin daha fazla fırsata açılacağını görebilirsiniz.
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir