Haftanın Girişimcisi: Clubhouse’un Kurucusu Paul Davison

Bu haftanın girişimcisi Paul Davison'u Clubhouse’un kurucusu olarak tanıtsak da aslında kendisinin birçok girişiminden yalnızca biri Clubhouse.

Clubhouse kurucusu Davison biyografi
Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Paul Davison kimdir? Hangi girişimlerde bulundu? Nasıl başarılı veya başarısız oldu? Bugün Silikon Vadisi’nin ünlü girişimcisinin hayatına yakından bakıyoruz. 

1979-Kaliforniya

Clubhouse’un kurucusu biyografi

Amerikalı internet girişimcisi Paul Davison, 1979 yılında ülkenin en bilinen eyaletlerinden Kaliforniya’nın San Diego şehrinde doğdu. Burası, eyaletin en önde gelen sahil şehirlerinden birisidir. Çocukluğunun ve ilk gençliğinin ana mekanı burasıydı. Daha sonra üniversite için yine aynı eyaletteki Stanford’a gitti ve endüstri mühendisliği bölümüne girdi. Çok başarılı bir öğrenci oldu. Eski dostları tarafından hep “özünde girişimci” şeklinde tarif edilse de mezuniyetinden sonra başka, uzmanlık dalları üzerine düşünüp bir kariyer kurmanın yollarını aradı. 

İlk iş yeri, küresel bir danışmanlık şirketi olan Bain & Company’ydi. Burada terfiler de aldıktan sonra 2002’de mezun olduğu üniversitesine yüksek lisans için geri döndü. Bu noktada şunu söylemek gerekir. Stanford Üniversitesi, ADB’nin en iyi üniversitelerinden biri ve Davison, kariyer anlamındaki girişimleri arasında kabul oranı %4 olan eski okulunda yüksek lisans onayı alabildi. 

Yine de işler tam olarak istediği gibi gitmiyordu. Danışmanlık şirketinden istifa edip teknoloji sektörüne adım atma kararı aldı ve böylece girişimcilik serüveni başladı. 

2006- Google’da Stajyer

Paul, yüksek lisansı sırasında teknoloji sahasında tanınırlık kazanmanın yollarını düşünüyordu. Bu amaçla Haziran-Eylül 2006 arasında Google’da İşletme Operasyonları departmanında yaz stajı yaptı. Bu staj sayesinde teknoloji endüstrisine olan ilgisini artırdı ve 2007 yılında Metaweb Technologies adlı girişimini hayata geçirdi. Bu yıl ayrıca yüksek lisansını da tamamladı. Web sitelerin meta algısı üzerine geliştirdiği girişimi 2010 yılında eski staj yeri Google tarafından satın alındı. Bu ilk başarısının ardından tekrar düzenli bir işe girdi. San Francisco merkezli bir risk sermayesi şirketinde yoluna devam ederken aklı hep yeni girişim fikirleri etrafında dolanmaktaydı. Nitekim 2021 yılında Highlight projesini sundu.

2012-Highlight

pavul davison girişimleri

2012’de Highlight’ı kurarken tam anlamıyla bir Silikon Vadisi girişimcisi olmuştu. Highlight, çevrenizdeki insanları keşfetmenizi sağlayan bir sosyal medya uygulamasıydı. İnsanların, şahsen tesadüfi bağlantılar oluşturmak için konumlarını başkalarıyla paylaşmalarına olanak tanıyan bu uygulama pek işlerlik kazanamayınca 2016’da kapandı. Aslında projenin, başlangıç aşamasında oldukça başarılı zamanları olmuştu. Önemli yatırıcımlarla anlaşıldı, adını dünyaya duyurdu. Yine de geleceği pek parlak görülmedi ve Temmuz 2016’da Pinterest’e satıldı. Paul Davison tüm bu gelişmeler üzerine Pinterest’te çeşitli içerik üretimi ve özellik geliştirme gibi konuları ele almaya başladı.

Bu uygulama, günümüzde, Clubhouse’un hazırlayıcısı ve ilkel formu olarak anılıyor. Paul’un ise ilk sosyal medya girişimi. 

2017- Coinlist 

Farklı alanlarda girişimlere atılmaktan çekinmeyen Paul Davison, Highlight’ın satışının ardından Pinterest macerasına atılsa da çok geçmeden geçmişte de ilgi duyduğu kripto dünyasına atıldı. Cryptocurrency platformu Coinlist’in CEO’su olarak çalışmaya başladı. Bu alana yönelmesinin sebebini şöyle açıklıyor: “İnternette yapılmayan çok şey var ve kripto para bunlardan biri.” 

2019 yılında Coinlist’in CEO’su unvanıyla Insight’a verdiği röportajda bugün daha da ilerlediğimiz bir durumdan bahsediyor: “Daha fazla kripto kurucusunun, son kullanıcıları bilmeden blockchain teknolojisiyle desteklenen harika hizmetler yarattığını görmekten heyecan duyuyorum. Oraya vardığımızda, bir dönüm noktasında olduğumuzu bileceğiz.” 

2020- Clubhouse

2020 yılında, eski bir Google mühendisi olan Rohan Seth ile birlikte son girişimi Clubhouse’u kurdu. İkili aynı yılın başında Alpha Exploration’u kurdu ve nisan ayında ses temelli uygulamalarını başlattı. 

Clubhouse, insanların, bittiğinde kaybolan pop-up sesli sohbet odalarına katılmalarına izin vererek çalışır. Kullanıcılar odalara girdikten sonra moderatörler tarafından belirlenen katmanlara ayrılır. Kullanıcılar herhangi bir sohbet odasına katılabilir, kimin konuştuğunu veya dinlediğini görebilir, bir profil sayfasına tıklayabilir ve diğerlerini takip edebilir.

Bazıları Clubhouse’un koronavirüs ile ortadan kaybolan gerçek hayat etkileşimlerinin kendiliğindenliğini geri getirdiğini söylerken kimi pandemi bittikten sonra talebin de son bulacağını iddia ediyor. Ancak uygulamanın yaptığı, aslında, dinleyicileri sonsuz sayıdaki tartışma gruplarında birer konuk haline getirmesi. Uygulamayı kullanan profesyonel bir ağ platformu olan Upstream’in kurucularından 32 yaşındaki Alex Taub, “Clubhouse’dan ayrılmak istemiyorsunuz çünkü ayrılırken çılgınca bir şey olacakmış gibi hissediyorsunuz” diyor. 

Nasıl Biri?

Paul’un özel hayatı hakkında maalesef yok denecek kadar az bilgi var. Yine de kendisinin röportajlarına baktığımızda girişimcilere çok büyük saygı duyduğunu görebiliyoruz. Üstelik, onları başarılı veya başarısız olarak ikiye ayırmıyor. Önemli olan dünyaya yeni bir şey katmak için çalışmaları ve kendisi onları takdir etmeyi seviyor: “Çevremizde zevk aldığımız şeylerin çoğu, bizden önce gelen mucitlerin inatçılığı, kararlılığı ve yaratıcılığından kaynaklanıyor. Bunu gerçekten ilham verici buluyorum.”  

Teknoloji alanında girişimler yapan Paul, bu alandaki diğer ürünleri; filmleri ve kitapları da severek takip ediyor. Yani yine tutkusunu işe dönüştürmüş bir girişimciyle birlikteyiz. Bunlar dışında hafta sonları uzun koşu antrenmanları yapıyor ve bu şekilde kendine vakit ayırabildiğini düşünüyor. Vaktinin çoğunu çalışarak geçirdiği için sosyal aktiviteler konusunda pek aktif değil. Kitapları dahi sesli kitap formatında dinliyor. Sabahlarını ise eşi ve iki küçük çocuğuyla eğlenerek geçirmeye çalışıyor.

E YANİ?
Paul’un hikayesi, çok fazla deneyim, bazen başarısızlık, yine deneyim ve sonunda üst düzey bir başarı şeklinde sıralanabilir. ABD’li ünlü girişimci bir yazılım girişimi, sosyal medya girişimleri ve kripto atılımı ile farklı alanlarda adını duyurmuş olsa da bu alanları, teknoloji başlığı altında toplayabiliriz. Anlaşılan o ki bilgisayar ve iletişim konusunda kafa yormayı sevip bunu kendi mesleği haline getirmiş. Kendi girişimleri dışında çalıştığı firmaları da deneyim olarak kendi çabalarını başlatmak veya uzmanlığını artırmak için kullanmış. Hayatımız boyunca birçok fırsat karşımıza çıkıyor. Bunların birçoğunu fark etmiyoruz bile. Kendimizi tek bir noktaya odaklamak yerine yolumuzdaki fırsatlarla deneyim kazanmak uzun vadede daha çok işinize yarayacaktır.
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir