Haftanın Girişimcisi: Academia’nın Kurucusu Richard Price

Bu haftanın girişimci hikayesini Academia’nın kurucusu Richard Price! İki tutkusu vardı: Felsefe ve girişimcilik. Bugün kariyerini inceleme sebebimiz, onun yaptığı tercih.

richard price academia
Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Akademik sosyal ağ sitesi Acamedia’nın kurucusu ve CEO’su Richard Price’ın pek bilinmeyen hikayesini yazdık. Tamamen küresel bir ihtiyacın tespiti ile birçok yatırımcıyı arkasına almayı başaran Price’ın girişimcilik serüvenine yakından bakalım.

Richard Price ve Felsefe

Richard, ilk gençliğinden itibaren felsefeyle ilgilenmeye başladı. Arkadaşlarıyla din felsefesindeki bulmacaları taşırdı. Tartışmanın heyecanını ve yalnızca düşünce araçlarıyla zor bir problem üzerinde ilerleme kaydetmenin heyecanını çok sevmişti. Bunun “felsefe” diye bir konu olduğunu ve hayatını ona adayabileceğini öğrendiğinde ayrıca sevindi. Nihayetinde 1998 ile 2007 yıllarını Oxford’da Felsefe bölümünde geçiren Richard, lisanstan doktora bitimine kadar burada eğitim aldı. 

Price’ın Öğrenci Girişimciliği 

Richard’ın felsefe dışındaki bir diğer tutkusu, girişimcilik! Uzun Oxford serüveninde Academia’dan önce birkaç şirket daha kurdu. İlki, Londra’daki ofislere muzlu kek satan Richard’s Banana Bakery adlı bir muzlu kek şirketiydi. Daha sonra Londra’daki ofislere sandviç dağıtan bir sandviç şirketi olan Dashing Lunches’ı kurdu. Geçişin nedeni, insanların her gün sandviç satın alması, kekin ise haftada bir kez ikram edilmesiydi. Ayrıca, sandviçlerdeki marjlar daha yüksektir. O günlerden hala “inanılmaz yorucu” şeklinde bahseder.  Sandviçleri yapmak için sabah 5’te kalkıp 11:00-14:00 saatleri arasında teslim ederdi. Ertesi gün için daha fazla iş toplamak için Londra’ya geri döner, ertesi günün sandviçleri için malzeme almak için akşamın erken saatlerinde Sainsbury’s’e gidip akşamları pazarlama materyalleri üzerinde çalışırdı. Sonuç: Saat 23:30’da yatağa yığılmak. Bunu her gün yaptığını söyleyen ünlü girişimci, hayatında o zamanlardan daha çok çalıştığı başka bir iş olmadığını söylüyor. Oxford’da dönem başladığında felsefeye geri dönmek onu çok heyecanlandırırdı. Bir kafede oturmak ve soyut fikirleri keşfetmek ona heyecan veriyordu.

İlk İnternet Girişimleri

İnternet girişimlerinin ilki ise LiveOutco.uk isimli, çevrim içi öğrenci konaklama veri tabanıydı. Bu girişimi hayata geçirme noktasında üniversitenin imkanlarından çokça faydalandığını söyleyen girişimci, Oxford’daki diğer birçok öğrencinin de çalışmalarının yanında şirket kurduklarını görüyor ve bunu ilham verici buluyordu. 

LiveOutco’dan farklı olarak kurduğu bir diğer internet girişimi ise Facebook’ta 9 ay boyunca en iyi uygulama halinde gelen bir fotoğraf derecelendirme sitesi, PeopleRadar’dı. 

Yol Ayrımı: Girişimcilik mi Felsefe mi

Felsefe doktorasını bitirmek üzereyken ikili bir yol ayrımındaydı. Ya sevdiği bir yol olan felsefeden devam edecekti ya da tam zamanlı bir girişimci olacaktı.  Girişimciliği iki yıl boyunca tam zamanlı olarak denemeye karar verdi. İki yıl sonra girişimcilikten hoşlanmazsa felsefeye geri dönmeye ve bursunun geri kalan üç yılını makale yazarak geçirmeye karar verdi. 

Academia Fikrini Doğuran Hayal Kırıklığı

Richard Price, Ağustos 2006’da  Oxford Üniversitesi’nde Felsefe doktorası yaparken bir araştırma makalesini dergilere göndermenin ve araştırmasını basılı için aylar hatta yıllar beklemenin yarattığı hayal kırıklığını ilk elden yaşadı. Yayımlamak istediği ilk makalesini bir dergiye göndermesi ile derginin onu gerçekten yayınlaması arasında 3 yıllık bir zaman aralığı vardı: “Bunu, dağıtımın anında gerçekleştiği Web ile karşılaştırdığımı,  araştırmayı paylaşmanın daha hızlı ve daha iyi bir yolu olması gerektiğini düşündüğümü hatırlıyorum.”

Price, yaşadığı sorunu dünya milyonlarca akademisyenin de yaşadığını fark etti. Önce kendi arkadaşlarına, makalelerini çevrim içi olarak paylaşmak isteyip istemediklerini sorup akademik bir web sitesi oluşturma fikrinden söz etti. İnsanlarla yaptığı görüşmeler, çeşitli dallarda çalışan kişilerin bu ortak sorunda birleştiğini ona bir kez daha gösterdi. Londra’da bulabildiği her teknoloji ağı etkinliğine gitti ve tanıştığı her kişiyi titizlikle takip etti.

Ardından bir profile makale yükleme, insanların profilinizi takip etmesi ve kağıtlarınızı anında alması fikrine dayanan 70 sayfalık bir iş planı ile Academia.edu’yu oluşturdu. 

Academia Kuruluyor

academia kuruluş fikri

Bir anlamda öğrenci girişimci olan Price  2007’nin sonlarında, akademisyenlerin araştırma makalelerini paylaşmaları ve dünyadaki araştırmaları hızlandırmaları için bir platform olan Academia.edu’yu oluşturmak için Spark Ventures ve diğer yatırımcılardan 600.000 $’lık tohum fonu topladı. Başlatmak için ise ABD/ San Francisco’ya taşındı. Oxford felsefe bölümünde inanılmaz derecede parlak insanlarla birlikte olmasının o günkü entelektüel gelişiminde çok önemli bir payı olduğunu bildiği için eğer girişimci olacaksa bunu en iyi teknolojilerin ve girişimcilerin olduğu Silikon Vadisi’nde yapmalıydı. 

Academia.edu’nun Eylül 2008’deki başlangıcından bu yana, Price’ın dünyadaki araştırmaları hızlandırma misyonu ilgi gördü. 2010 yılında 1,6 milyon dolarlık ek bir finansman sağladı ve sadece bir yıl sonra şirket, A Serisi finansmanda 4,5 milyon dolarlık bir fon elde etti. CEO olarak işi üç aşamalıydı: Şirket için ürün vizyonunu belirlemek; şirketin başlangıçta yatırım ve nihayetinde gelir yoluyla yeterince finanse edildiğinden emin olmak; ve şirketin misyonunu gerçekleştirebilecek bir ekibi işe almak.

Kendisine kuruluş aşamasındaki en zorlu süreç sorulduğunda “ilk on bin üyeye ulaşmak”, olduğunu söylüyor. 1 milyon kişiye ulaşmak her zaman daha kolay olur.  

Richard Price, en büyük hedeflerinden olan “büyümek” noktasında oldukça başarılı oldu. Akademik dünyada karşılanmayan bir ihtiyacı gidermek için kurulan platform bugün dünya çapında 71 milyondan fazla akademisyen üyeye sahip. Onlar; araştırmaları paylaşmak, etkisine ilişkin derin analizleri izlemek ve takip ettikleri akademisyenlerin araştırmalarını takip etmek amacıyla Academia.edu’yu kullanıyor.

Price, Academia’yı bilimsel ilerlemenin web’e yansıması olduğunu düşünüyor. Burası sayesinde insanlar farklı açılardan yeni görüşler görebilir ve kendi akademik fikirlerinin dağıtımını hızlandırır. Böylece bilim insanlarının yaptıklarından daha fazlasını paylaşmaları teşvik edilir. 

Price Nasıl Biri?

Price, bu kadar başarılı olmasına rağmen dikkatleri üzerine çekmeden, tam bir akademik sükunetle adım adım yükselen bir girişimci. Özel hayatıyla ilgili bilginin hiç olmadığını söyleyebiliriz. Onu, girişimleriyle ilgili verdiği az sayıdaki röportajlar sayesinde kısıtlı düzeyde tanıyoruz.  

Felsefe eğitiminin ondaki en büyük etkisi elbette ki düşünme şekli oldu. Bu da girişimciliği açısından çok önemli bir nokta. Ona göre felsefedeki en önemli becerilerden biri, düşünce trenlerinden geçerken zihnini yavaşlatma ve küçük aksaklıkları fark etme yeteneği: “Günlük yaşamlarımızı sürdürürken, engelleri aşıyor ve bilinçsizce davranışlarımızı çevreye uyarlıyoruz. Yapmanız gereken şey, zihninizi yavaşlatmak ve günlük hayattaki küçük aksaklıkları fark etmektir. Bu aksaklıklar, kaldırılabilecek bir engelin olduğunun göstergesi olabilir.

Genç girişimcilere verdiği tavsiyeler genellikle “deneyim” kavramında birleşiyor. Eğer işleyeceğini düşüneceğiniz bir fikriniz varsa onu girişime dönüştürün. Geliştirmeyi deneyin, belki birkaç ay belki de birkaç yıl verim alırsınız. İstediğini şekilde çalışmadığına karar verirseniz kapatabilirsiniz. Kendisinin de doktora sürecindeki tatillerinde atıldığı deneyimlerle nasıl bir yol izlemesi gerektiğini fark ettiğinin altını çiziyor. Örneğin

PeopleRadar girişimi tamamen internet odaklıydı ve ölçeklenebilirdi, ancak gurur duyamayacağı bir girişim olduğunu fark etti. Yıllarını bir şeye adayacaksa bunun gurur duyabileceği bir proje olmasını istedi ve Academia.edu Price için o proje oldu.

E YANİ?
Kendisi de bir akademisyen olan Richard Price’ı, küresel “makale yayımlama” sorunu için adım atan ilk kişi olarak anabiliriz. Academia, akademiklerin makalelerini yayınlamalarını açık bir şekilde hızlandırdı. Bugün dahi basılı, hakemli bir dergide araştırmanızı yayımlatmak, büyük ölçüde, Price’ın 2000’lerin başında deneyimlediği 3 yıllık süreden daha kısa değil. Hatta kimi dergiler bu aralığa rağmen sizden makalenizi yayımlamak için belli ücretler de alır. Academia, hem bundan sıyrılmak isteyen akademisyenler hem de sadece bir ülkede basılan bir dergide kalmaktansa araştırmalarını web üzerinden tüm meslektaşlara açma fırsatı sağladı.
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir