Ses Temelli Bir Sosyal Medya Olarak Clubhouse Nedir? Nasıl Kullanılır?

Clubhouse, haftaya damgasını vurdu! Uzun sayılabilecek bir hazırlık sürecinin ardından kendini gösteren ses temelli bu sosyal ağ ilk reklamlarını almaya başladı bile.

Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Özellikle son hafta Türkiye’nin gündemine gelen Clubhouse; klavyenin kullanılmadığı, kamera-görüntü gösterme seçeneğinin olmadığı ses temelli bir uygulama olarak serüvenine başladı, çok da ilgi gördü. Peki insanlar bu uygulamaya neden bu kadar ilgi gösteriyor, ağ hangi işlemcide nasıl çalışıyor merak ediyorsanız tüm detayları sizin için derledik. 

Clubhouse Nedir? 

Clubhouse, sadece ses temalı bir sosyal ağ. En büyük özelliği de aslında ses üzerine yoğunlaşmasında ve sesteki gürültüyü temizlemesinde. Ağ, Paul Davison ve Rohan Seth’in kurduğu Alpha Exploration’ın ürünü. Şimdilik yalnızca iOS kullanıcılarının kullanabildiği ve davetiye ile girilebilen bir platform olma özelliğini koruyor. 

Neden davetiye? Bunun başlıca sebebi kurulum oturmadan aşırı yüklenmenin önüne geçmek gibi anlaşılır bir nedenken diğeri elbette gizem yaratmaktır. Girişimciliğin en büyük pazarlama stratejilerinden “merak yaratma”nın kullanılması da, gelecek kullanıcıların ilgisini çekmek ve dilden dile dolaşmayı sağlamaktır.

Gelelim adım adım nasıl üye olacağınıza! Öncelikle, iOS mağazalarından uygulamayı indirdikten ve kullanıcı adınızı belirledikten sonra SMS yoluyla hesap doğrulaması yapılıyor ve bekleme listesine alınıyorsunuz. Çevrenizdeki insanlardan aldığınız davetiye ile giriş yaptığınızda ise üyelik işleminiz tamamlanmış oluyor. Şu bilgilendirmeyi de yapalım, sizin katılmak istediğiniz ve bekleme listesinde olduğunuz bilgisi yakınlarınıza bildirim yoluyla iletilmiş oluyor. Ayrıca üye olduktan sonra davetiye sayınızı artırmak istiyorsanız diğer sosyal medya hesaplarınızı Clubhouse’a bağlamanızı öneririz. Bunu hali hazırda üye olmuş arkadaşlarınıza söylerseniz sizin için de davetiye bulmak daha kolay olur.

Kullanıcıların farklı konularda odalar açabildiği bu platformu Zoom uygulamasının görüntüsüz ve başlıklı hali olarak düşünebilirsiniz. Eski radyo, yeni Podcast kültürünün de daha günlük ve pratik bir formu olan bu ağ ile yeni bir iletişim dili ve sektör oluşmak üzere. Konserlerden, motivasyon konuşmalarına ve hatta panellere kadar ücretli odaların kullanıma gireceği şimdiden söylenenler arasında.  Yeni bir iş kanalı oluşmak üzere diyebiliriz.

Clubhouse Nasıl Kullanılır?

Tüketimin ve iletişimin gidiş yolundan da alışıldığı üzere kullanımı oldukça basit ve iki unsurdan oluşuyor: Konuşma ve dinleme. İlk iş olarak çoğu sosyal platformda olduğu gibi Clubhouse’da da ilgi alanlarınızı işaretleyerek başlamanız gerekiyor. Bu ilk tercihlerinize göre ilginizi çekebilecek diğer konular hakkında da bilgilendirilirsiniz. Farklı konularda açılmış olan odalara katılıp konuşmalara dahil olabileceğiniz gibi kendi başlıklarınızı da oluşturup oda açabilirsiniz. 

Gelelim oda türlerinin sınırlandırmalarına göre çeşitlenen türlerine: Yapısına göre üç farklı oda türü var. Bunlar; Open Room, Social Room ve Closed Room. Open Room, herkesin katılımına açık olan konuşma bölümüdür. Social Room, sadece takip ettiklerinizle iletişimde kaldığınız konuşma bölümü iken Closed Room, dışarıdan kimsenin katılamayacağı kapalı konuşmalardır.  

Closed Room haricindeki konuşma seçeneklerini tercih ettiyseniz konu belirleyip diğer katılımcılara odanız hakkında bilgi verebilirsiniz. 

Konuşmalara katılmak zorunda olmadığınızı belirtelim. Bu ses temelli ağda, isterseniz dahil olduğunuz odadaki konuşmaları dinleyerek de vakit geçirebilirsiniz. Bunun için kendinize bir etkinlik takvimi oluşturabileceğiniz gibi takip ettiğiniz kişilerin konuşmaya başladığını bildiren uyarıyla da yolunuzu belirleyebilirsiniz. Uygulamaya ilk defa adım atacaksanız endişelenmeyin, siz el kaldırmadığınız sürece konuşmacı olmaz, dinleyici pozisyonunda kalırsınız. Ayrıca evet, konuşmak için moderatörden izin almanız gerekiyor.

Clubhouse’un İçeriği

Dilediğiniz konuda odalar ve konuşmalar bulmanın mümkün olduğu bu sosyal platformda konuştuklarınız sürekli kayıtlı kalmaz. Bu yeni sosyal ağ, sağladığı hızlı iletişim olanağı sayesinde bazı rakiplerinin düşüşüne sebep olacak gibi dururken Instagram gibi sosyal-ticari bir ağın da genç ve dinamik alternatiflerinden biri haline geleceğini belli etti.

Clubhouse’da hiç tanımadığınız insanlardan televizyonda veya sosyal mecralarda gördüğünüz ünlü isimlere kadar birçok farklı ruhla birlikte kahvaltı yapabilir, gündem değerlendirebilir, girişimcilik gibi mesleki gruplara dahil olabilir ve pandeminin kuvvetlendirdiği yalnızlık halinden pratik bir kaçış sağlayabilirsiniz. Eğer yabancı diliniz de varsa koca bir köy haline gelen dünyanın herhangi bir ucundaki arkadaş sohbetinin içinde kendinizi bulmanız an meselesi olabilir. Clubhouse ile yabancı dilde konuşma ve dinleme pratiği yapabilme imkânı bulabilirsiniz. Dilediğiniz bir konuda kendi kitlenizi de hızlı bir şekilde yaratabilir ve ileride uygulamaya getirilmesi çok olası olan ücretli odanızın temellerini atabilirsiniz.  Bu konularla ilgilenmiyor ve sadece vakit geçirmek istiyorsanız çeşitli oyun gruplarına da katılabilirsiniz. 

Clubhouse’un uzun soluklu bir macera olduğu çok açık. Peki diğer sosyal mecralar marka tutunabilirliklerini artırmak için nasıl hamleler yapacak? 

Hafta sonu bir instagram şovu olan Mücbir Sebepler’in Lipton sponsorluğunda yaptığı “after party”si için anlık altmış beş bin izleyiciyi Clubhouse’a davet etmesi ile dört bin beş yüz kişilik bir kapalı grubun oluşturulması hem bu alana ilk reklamların verilmesi hem de başlı başına bir Clubhouse tanıtımı olması itibariyle dikkat çekiciydi. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi “davetiye” teması katılımcı kitlenin seçkinliğini de artırarak girişimcilik dersi veriyor.

Instagram X Clubhouse

Uzun süre gayet sınırlı bir kitleye sahip olan Clubhouse bu geçici hazırlık aşamasının ardından haftalık 2 milyon kullanıcıyla iddiasını göstermiş oldu. Sadece iOS kullanıcıları ile eriştiği bu seviye Android kullanıcılarının da katılımına izin verildiğinde Instagram yayınlarının alternatifi olma yönünde ilerler gibi görünüyor. Bu anlamda öne çıkabileceği yönü birden fazla konuk alma imkanını sağlaması iken görüntü kullanmaması, tercihlerin belirleyeceği ve merak konusu olan bir dönemin başlayacağının habercisi. Instagram’da yorum ve kalplerle sağlanan etkileşim ise Clubhouse’da mikrofon açıp kapatma şekline dönüşmüş durumda. İlerleyen zamanlarda bunun da alternatifleri yaratılmaya başlanabilir.

E YANİ?
Clubhouse, görünürdeki yedi aylık hazırlık sürecinin ardından haftalık iki milyona ulaşan iOS kitlesiyle yeni bir sosyal platform olarak hayatımızda yerini aldı. Görüntü temelli Instagram ve yazı temelli Twitter’ın aksine ses temelli bir ağ olarak yaratılan uygulama davetiye ile üye kabul etmesine rağmen şimdiden küresel etkileşimi hızlandırmış ve yeni bir hava yaratmış gibi duruyor. Sizce alternatiflerini eleyip uzun süre kalıcılığını sağlayabilecek mi? Davetiye ve seçkin kitleyi reklam politikası haline getirmeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir