Haftanın Girişimcisi: Xiaomi’nin Kurucusu Lei Jun

Xiaomi'nin kurucusu Lei Jun'un nasıl başarılı olduğu merak ediliyor. Her şeyin başlangıcı bir kez daha çocukluk! Nasıl'ına birlikte bakalım.

icatlar bilgisayar şirket
Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Lei Jun şu anda Xiaomi Technology’nin kurucu CEO’su. O, az bilinen bir şirketi milyarlarca değere çıkardı; çalışan sayısını 2500’ün üzerine çıkardı; cep telefonları, televizyon gibi ürün gruplarıyla toplamda  4 yılda yükselişini gerçekleştirdi. Birçokları Xiaomi’yi önemsemedi. Şimdi ise ondan neler öğrenebileceklerine bakıyorlar. Bu hafta, Lei Jun’un amaçlarına ve değerlerine yakından  bakalım.

Öğretmen Evine Doğmak

 Xiaomi Technology

Yıl 1969, Çin’in orta kısımlarında yer alan Hubei eyaletinin Xiantao kentinde dünyaya geldi. Burası, mütevazı endüstrileri olan tekstil ve tarım faaliyetleri ile tanınan bir şehirdir. Tabii bir de şu an olduğu gibi milyar dolarlık girişimci Lei Jun’un doğduğu yer olarak bilinir. 

Lei’nin ebeveynleri, küçük şehrin saygı duyulan öğretmenleriydi. Ünlü girişimcinin başarısının babasıyla ilişkilendirilmesinin sebebi ise çocukken aldığı bir hediyede saklı. Küçüklüğünde radyo ve televizyonları sökmeyi çok severdi. O dönemde bu aletleri satın almak çok pahalı olmasına rağmen babası onu çok cesaretlendirdi ve bu gibi ürünleri almaya çok para harcadı. 

Komşularının “akıllı çocuk” olarak adlandırdığı Lei, bir şeyler icat etmekten hoşlanıyordu. “Akıllı çocuk” bir zamanlar iki pilli bir elektrik lambası, bir ampul ve bunlara benzer küçük teknolojik çalışmalar yapardı. İcat ettiği elektrikli lamba, yaşadığı yerde bir ilkti. Akşamları ev işlerinde yardım etmek için annesinin peşinden onu taşırdı.

Yoğun olarak çalışan ailesi, Lui’yi pamuklara sarıp büyütmedi. Ailesi meşguldü ve çoğu zaman ortalıkta yoktu. Yine de Lei kendi başının çaresine baktı ve okulda iyi notlar aldı.

Evden İlk Ayrılış: Üniversite

Lei Jun, Hubei’in başkenti Wuhan Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okumak için memleketinden ayrıldı. Burada okurken Silikon Vadisi’ndeki bilgisayara endüstrisinin başlangıcını konu alan “Vadideki Ateş” kitabını keşfetti. Buradan aldığı ilhamla ülkesinin teknoloji endüstrisini değiştirmek üzerine düşünmeye başladı. 1991’de mezun oldu ve ilk girişimine adım attı. 

Mezuniyeti Takip Eden İlk Girişim: Kingsoft

1991’de mezun olduktan sonra Microsoft benzeri bir yazılım şirketi olan Kingsoft’un kurucu üyesi oldu. Yalnızca altı yılda CEO’luğa yükseldi ve burada çalışırken Joyo adlı e-ticaret sitesi kurdu. Kitap satışında uzmanlaşan site büyük başarı sağladı ve Bezos’un Amazon’u 75 milyon dolara satın aldı. Bu gelişmenin ardından kendisini Kingsoft’a adadı ve şirketi 2007 yılında halka açmayı başardı. Fakat, halka arz için o kadar çok enerji harcadı ki başarıyı tattıktan sonuçta işten ayrılmak istedi. 

2008-2010 yılları arasında önemli yatırımcılık faaliyetlerinde bulundu. 70 finansman talebinden 20’sine destek verdi. En kârlı yatırımları, mobil internet şirketi UCWeb ve bilgisayar oyunu severler için oluşturulan sosyal ağ YY’dir. Sürekli yeni maceralar peşinde olan Jun, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya bu kez daha hızlı karar verdi, diyebiliriz. 

Rota Yeniden Oluşturuluyor: İmparatorluk

Elinde milyonları olan bir girişimcinin yeni hedefi ne olabilir? Lei’nin hikayesinde şaşırtıcı bir alan yok. O, çocukluğundan beri bugün için hazırlanıyor. Yeni işini kurmaya Google, Motorola ve Kingsoft gibi şirketlerden 7 yeteneği davet ederek başlıyor. Markasının adını ise ne yazılımdan ne de büyük ve vizyoner bir hedeften alıyor… “Xiaomi”, aslında Lei’nin kendi memleketine duyduğu sonsuz minnetten geliyor. Tarım kenti Xiantao’ya ithafen yeni girişiminin adını“buğday” anlamına gelen “Xiaomi” olarak belirliyor. 

Telefon teknolojisi için üretime başladığında karşısında Apple ve Samsung’un dışında kendi ülkesindeki düzinelerce mobil üreticisi de çıkmış oldu. Bu kalabalık arasına ilk adımını atan şirket elbette bir “yabancı” olarak görüleceğinin farkındaydı. Nitekim ismindeki “Mi” aynı zamanda “imkansız misyon” anlamına geliyor. 

Lei’nin Pazarlama Stratejisi ve Xiaomi

Lei, bunca markanın arasından nasıl sıyrılabilirdi? Onlar kadar iyi bir ekibi olsa da öne çıkmak için yeterli olmazdı. Kendini duyurması için iyi bir stratejiye ihtiyacı vardı ki Lei bunca yılda kendini pazarlama noktasında da geliştirmişti. İnternet üzerinden tüketicilerine doğrudan satış yaprak aracıları ortadan kaldırdı. Böylece Xiaomi telefonları aynı kalitedeki telefonlardan daha ucuza satılabilir hale geldi. Reklam için de ağızdan ağıza söylentilere milyarlık reklamlardan daha çok güveniyordu. 

İlk akıllı telefonu Mi Mix 2’yi 2011 yılında piyasaya sundu. Estetik, son teknoloji ve rakiplerinden daha uygun fiyatlı! Stratejisi, teknoloji dünyasında bir devrim olarak anılacaktı. Çin pazarını çok iyi analiz eden Lei, birkaç kez bu fiyatlar üzerinden de indirim kampanyaları düzenledi. Taktiği kısa sürede başarıyı tatmasını sağladı. Stoklar kısa sürede tükendi. Bir şehir efsanesine göre Xiaomi bu yoğun talep döneminde sadece 90 saniye 100 bin telefon sattı. 

Teknoloji Şirketini Sosyal Ağ ile Birleştirmek: Mi

Günlük bir milyondan fazla aktif kullanıcısı olan Xiaomi sohbetlerinin 60 milyondan fazla destekçisi var. Lei’nin, müşterilerine arkadaş gibi yaklaşması markasının kitlesini de birbirine yakınlaştırıyor. Xiaomi kullanıcıları birbirlerini tanımak için yüzlerce toplantı düzenliyor. Lei, kullanıcı geri bildirimlerini çok önemser ve önerileri haftalık yazılım güncellemelerine entegre eder.

Mi hayran ekibinin istedikleri ünlülerle görüşmesine de  yardımcı olan kurucu, Mi Pop partilerinde liderle dans dahi ediyor. Emsalsiz bir hayran topluluğuna sahip ve bunu biliyor. Pazarlamada fısıltı yoluna güvendiği için bu şekilde teknoloji aile kurması yine bir taşla iki kuş vurduğunu gösteriyor. Öyle bir ekip ki her yıl Mi Fan Festivali düzenliyor. Bu festivallerde hem gelecek teknolojiler tanıtılıyor hem de yeni ürünler kampanyalarla satışa çıkarılıyor. Xiaomi’nin beşinci yılında kutlanan Mi Fan Festivali’nde yine bir rekor gelmiş ve 24 saatte 2.11 milyon telefon satılmıştı. 

Lei Jun, müşterileriyle böyle bir ilişkiyi sürdürmek için yorulmadan çalışıyor. Ürünlerinin insanların kalplerine dokunmasını ve daha fazla tüketicinin teknoloji mutluluğunu yaşamasına izin vermek  istiyor. Fiyatlarını hala düşük tutmaya çalışıyor. Çünkü onun için en büyük şirketler herkesin erişebileceği ürünleri satar. Xiaomi yazılımının haftalık güncellemeleri, sürekli iyileştirme taahhüdünün somut kanıtıdır. Kullanıcı deneyiminde en ufak bir sorun varsa, mümkün olan en kısa sürede düzeltilir. 

Lei Çok Çalışkan

Lei, kullanıcılarıyla harika bir iletişim kurmaya verdiği önemi mahremiyeti için de koruyordu. Evli ve iki çocuk babası olmasına rağmen haftada neredeyse 100 saat çalışıyor. Bu çalışkanlığı neticesinde şirketinin değeri 2014’te 45 milyar dolara ulaştı. 2020’yi bitirirken bu rakam 100 milyar doları buldu. Böylece çalışmaları karşılığını aldı. Kendisi birine benzetilmekten pek hoşlanmasa da Çin’in Steve Jobs’ı olarak anılıyor.

Lei, akıllı nesnelerin tümünün cep telefonuna bağlı olduğu ve cep telefonunun merkezi bir merkez görevi gördüğü bir dünya hayal ediyor. Bu sebeple nesnelerin interneti IoT üzerine çalışmalara başladı ve şu anda akıllı ev ürünleri de üretiyor. Hava temizleyiciler, akıllı terazi, akıllı ampul ve harici pillerin dışında elektrikli scooter dahi yapıyor. Xiaomi, kendi üretmek ve geliştirmek kalmayıp IoT ağının diğer tüm nesneleri için daha küçük girişimlere yatırım da yapıyor.  Lei, yatırım yaptığı girişimler için “Onlar bizim özel kuvvetlerimiz, biz onların komutanıyız.” diyor. 

Bugün

Xiaomi akıllı telefonlar, Çin teknoloji pazarında devrim yarattı ve muazzam bir başarı elde etti. Dünya pazarında da yerini sağlamlaştıran şirket, son olarak ABD’nin kara listesine girmişti. Çin Komünist Partisi için ajanlık yaptığı iddialarını reddeden Lei, hükümete açtığı davayı kazandı ve olası gelir kaybının önüne geçti. 

E YANİ?
Asya’nın teknoloji yıldızlarından Lei Jun, bugün dünyanın en zengin girişimcilerinden biri. Hiçbir zaman elde ettikleriyle yetinmeyen ve sürekli yeni maceralara yelken açan Lei’nin son durağı yıllarca biriktirdiği tecrübelerle yükselttiği Xiaomi oldu. Memur bir ailenin yalnız çocuğu olarak yetişen Lei, çocukluğundan itibaren meraklı olduğu teknolojik ürünleri bunu işe haline getirerek üretmeye başladı. İş hayatının zorlukları, rekabet gibi faktörler onun meslekten soğumasına değil daha yaratıcı fikirler üretmesine sebep olur. Bildiğiniz gibi bazen zorunluluklar icatları doğurur. Siz de kendinize inanmaktan vazgeçmezseniz yeni yollar keşfedip denemekten ve yanılmaktan korkmazsınız. Başarı, deneyimin yanındadır.
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir