Yeşil Pazarlama Nedir?

Yeşil pazarlama, tüketicilerin yaşam tarzı ve markaların çevreye duyarlılığı üzerinde olumlu etkiler yaratmayı temel alan bir stratejidir. Bu yazımızda konumuz olan bu pazarlamanın kökenine ve başlıca faktörlerine bakıyoruz.

yeşil pazarlama stratejisi
Simge Gümen

Yazar

Simge Gümen

Pazarlamanın amacı, satışı artırmaktır. Bunun ara hedeflerinden birisi de müşterilerin güvenini kazanmaktır ki tekrar ziyaret edilsin. Rekabet piyasasının en ateşli zamanlarındayız ve markalar -öyle olmasalar dahi- kendilerini çevre sorunlarına duyarlı gösteren pazarlama stratejileri uygular. Çünkü, çevre sorunları yüksek dünya nüfusu dolayısıyla gün geçtikçe daha ciddi şekilde somutlaşmakta. Markalar bunu ve özellikle de üretim süreçleriyle çevresel olarak ortaya çıkan hasara karşı koymaları gerektiğini biliyorlar. Duruşlarını bu çerçevede oluşturmak için yeşil pazarlama yoluna giderler. 

Bu yazımızda yeşil pazarlamanın  kökeninden bahsedip, girişimlere olan faydasını örneklerle açıklayacağız. 

Yeşil Pazarlamadan Ne Anlamalıyız?

Amerikan Pazarlama Derneği, yeşil pazarlamayı; “gelişme için tasarlanmış ürünlerin pazarlanması” olarak tanımlar. Bu tanıma göre, fiziksel çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmek için üretim yapan kuruluşların bu çabası “yeşil pazarlama” adı altına alınır. Ürünlerinin ekolojik kaygılara duyarlı bir şekilde üretildiğini vurgularlar ki müşterileri satın almaya teşvik etsinler. 

Yeşil Pazarlamayı “tüketicinin bir marka hakkındaki tutumundaki değişikliklerden yararlanmayı amaçlayan tanıtım faaliyetleri olarak da tanımlayabiliriz. Bu değişiklikler, çevrenin kalitesini etkileyen ve toplumun endişe düzeyini yansıtan uygulamalardan etkilenir.  

Sonuç olarak yeşil pazarlamadan şunu anlayabiliriz: Markaların çevreyi iyileştirmek için ürettikleri, rekabet avantajı sağlamak ve tüketicinin marka algısını değiştirmek amacıyla piyasaya sunulan duyarlılık temalı ürün pazarlamasıdır. 

Yeşil Pazarlamanın Kökeni

Yeşil Pazarlamanın kökeni , çevreye daha fazla özen göstermek için büyük bir sosyal duyarın oluşmaya başladığı 90’ların başına kadar uzanır. Mümkün olduğu kadar biyolojik olarak parçalanabilen ürünlerin yaratılması en dikkate değer değişikliklerden biriydi, çünkü biyolojik olarak parçalanabilen plastik poşetler üretmekle denizin ortasında ölü kalan torbaların yüksek bir yüzdesini azaltmak mümkün oldu.

Geri dönüştürülmüş ürünlerin kullanımı aynı zamanda markalar tarafından en çok kullanılan tekniklerden biri haline geldi. Birçok durumda geri dönüştürülebilir ürünlerin kullanılmasının aynı zamanda üretim için kullanılan malzemelerin imha maliyetlerinde uzun vadeli tasarruf anlamına geldiğini fark edildi. 

Şu anda Kyoto Antlaşması ile dünyanın büyük şirketlerinin büyük bir kısmı çevreye verilen zararı azaltmak için üretim yöntemlerini geliştirmek zorunda kalıyor. 

Yeşil Pazarlama Kampanyasının Başarı Faktörleri

1. Hedefte Kitle Uyumu 

Her ürün veya hizmetin kendi hedefi vardır ve bu nedenle tüm kesimler çevre sorunlarının eşit derecede farkında değildir. Bu nedenle, bir yeşil pazarlama kampanyasının hedef kitle ile uyuşup uyuşmayacağını tespit etmek gerekir. 

2. Fiyat

Satın alma kararında fiyat faktörü her zaman esastır.  Bu sebeple, yeşil pazarlama kampanyanıza ne kadar çok çalışmış olursanız olun fiyatta rekabete girebilmelisiniz. Aksi takdirde çok az verim alırsınız. Bu nedenle tüm yeşil pazarlama kampanyalarında fiyatın rakiplerine uygun olduğu  ve mümkünse ekolojik bir ürün olmanın duruma göre biraz daha pahalı veya daha ucuz olabileceğinin gösterildiği detayına dikkat edilmeli. 

3. Yenilik ve Kalite

Bir yeşil pazarlama kampanyası başlatmadan önce, kampanyanın başarılı olup olmayacağını değerlendirmek için çok büyük bir rekabet avantajı oluşturup oluşturmadığını iyi değerlendirmek gerekir. Kampanyanızda çevre dostu bir mal veya hizmet olmanın sağladığı avantajları vurgulamalısınız. Çünkü tüketicinin ekolojik bir ürün olmanın anlamını anlamasına ve dolayısıyla onunla daha fazla özdeşleşmesine yardımcı olabilirsiniz. 

Yeşil Pazarlamada Nike Örneği

Kuzey Amerika spor giyim markası Nike, birkaç yıl önce tekstil endüstrisinin çevreye verdiği büyük zararın üzerine giderek yenilikçi ve sürdürülebilir bir tasarım yaptı. Kampanyasını  ürünlerinin üretiminde geri dönüştürülmüş polyester veya biyolojik olarak parçalanabilen boyalar gibi malzemeler kullanarak çeşitli ve yenilikçi değişiklikler uygulayarak sürdürdü. 

Öne çıkmak istediği zaman 2013 yılındaydı ve Yeşil Pazarlama’yı kullanarak , ana hedefi yeni nesil moda tasarımcılarına ürünlerini yaratmak için ekolojik malzemeler kullanma konusunda ilham vermek olan bir mobil uygulama başlattı: Making App. Uygulama, nispeten daha az zararlı ürünlerin farklı alternatiflerini gösterip  çeşitli tekstil malzemelerinin çevre üzerindeki etkisi hakkında ayrıntılı bilgi veriyor.

E YANİ?
90’lı yıllarda çevre üzerindeki olumsuz etkilere dikkat çekmek için başlatılan kampanyalara kökenlendirilen yeşil pazarlama, yerel ve global pazarda gün geçtikçe daha fazla kullanılır hale geldi. Sürdürülebilir bir dünya için üretilen projeler, sürecin her bölümünde ekolojik sorumluluğu içerecek şekilde tüm ürün – yaşam döngüsünün değiştirilmesini teşvik eder. Böylece hem çevre duyarlılığına dikkat çekilmiş ve önlem alınmış olur hem de tüketici ile güçlü ilişkiler kurulur.
YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir